Profesyonel Böcek İlaçlama Hizmetleri

Adres:

Erdoğan Cad. No:63/B Sefaköy-Küçükçekmece/İstanbul

Sivrisinek Alerjisi

Yaz günlerinin olmazsa olmazı sivrisineklerin insan bünyesi üzerindeki etkilerinden biri de sivrisinek alerjisidir. Geceleri tiz sesleriyle bizleri uyutmayan ya da uykumuzu bölmekle yetinmeyen bu küçük canlılar kan emici özellikleri nedeniyle bizlerin nefretini kazanmışlardır. Sivrisinek vızıltısıyla, kötü geçen bir gecenin ardından vücudumuzda gördüğümüz kırmızı beneklerin sorumlusu da sivrisineklerdir. Yaz ayları boyunca gecelerimizi zehir eden bu canlılar sivrisinek alerjisi olan kişiler için daha da çekilmezlerdir.

Sivrisinek alerjisine sebep olan dişi sivrisineklerdir. Yumurtalarını beslemek için kan emen dişi sivrisineklerin ağızlarında bulunan salgılar emme sırasında kişinin vücudu ile temas etmekte ve alerjiye sebebiyet vermektedir. Sivrisinek ısırığı sonrasında ısırılan yerde kalın şekilde kırmızı iz oluşur. Sineğin ısırdığı yerlerin herhangi bir bölgesinde kırmızı nokta haricinde büyük ve şiş bir alan oluştuysa alerji meydana gelmiş demektir. Ancak alerji bu ufak şişlik ile sınırlı kalmayabilir ve  sivrisineğin salgısının kan ile teması nedeniyle insan vücudunu çok ciddi bir şekilde tehdit edebilecek reaksiyonlar oluşabilir. Vücuda ısırık yoluyla giren mikrop müdahale edilmez ise türüne göre çok nadir de olsa ölümle sonuçlanabilir. Sivrisinek ısırıklarından en çok da çocuklar etkilenir. Bağışıklık oranı düşük genç vücutların alışık olmadıkları bir canlı tarafından ısırılmasıyla tehlikeli alerjilere maruz kalmaları olasıdır. Yetişkin ve de bağışıklık kazanmamış kişilerde de daha etkili sivrisinek alerjileri görülür. Sivrisinek ısırmaları insanlarda kalıcı hastalıklara da neden olabilmektedir. Isırılan yerin aşırı şişmesi ve ağrı olması halinde hekime başvurmak gerekmektedir.

Sivrisinek alerjisi olan kişilerin korunmak için bataklık ve orman gibi yerlerden uzak durması gerekir. Bu gibi yerlere gidilmesi gerektiğinde ise de uzun kollu vücudun tümünü kapatan kıyafetlerin tercih edilmesi sivrisineklere karşı koruma oluşturacaktır. Yaşam alanının yakınlarında bataklık ve benzeri durgun su kütleleri varsa da kurutulması için önlem alınmalıdır. Tüm tedbirlere rağmen gelişen olaylarda alerjiye maruz kalan kişinin hızla sağlık kuruluşlarına başvurması ise en önemli önlemdir. Alerjik vakalar insanlarda farklı reaksiyonlara ve kalıcı hasarlara neden olabilir. 2 aydan küçük çocuklar daha fazla risk altındadırlar ve daha fazla sakınılmalıdırlar. Doktor tarafından tavsiye edilen kremlerin düzenli kullanımı da önemlidir.

Gümüş Böceği

Gümüşçün eski kitap sayfalarında, döşeme aralıklarında, şekerli maddeler ve tahta kırıntıları yiyerek beslenen; vücutları gümüş renginde pullarla örtülü, küçük, yassı ve kanatsız bir böcektir.

Bir gümüş böceğinin boyu yaklaşık 1-3 cm arasındadır. Parlak gümüş rengindedir. Boyu ve rengi, türüne bağlı olarak değişiklik gösterir. Gümüş böceğinin derisi katmanlıdır. Gümüş böceği, renginin genellikle gümüşe benzemesinden ötürü bu isimle anılır. Gümüş böceğinin başında bir çift anten vardır.

Oldukça hızlı hareket edebilirler. Evlerde bulunan kağıt, un vb. şeyleri yiyerek önemli hasarlar meydana getirirler. Özellikle  arşiv ve depoların korkulu rüyasıdırlar!.. Halk arasında; ” duvar böceği ve nem böceği” diye de bilinir. Açlığa ve susuzluğa karşı uzun süre dayanabilen bir böcek türüdür.

Gümüş böceği evlerimizin nemli olan bölgelerinde mutfak, banyo, mutfak dolaplarında, su borusu etrafında ve lavabo kısmında bolca bulunur. Evin dışında gümüş böceği çatı, bodrum ve duvar diplerinde gezer ve yiyecek ararlar. Gümüş böceği, sıcak ve nemli olan yerlerde yaşar. Kütüphaneler, eşya depoları,ahşap eşya üretilen yerlerde özellikle barındığı alanlardır. Gümüş böceği yumurtlama yöntemi ile çoğalır. Dişi olan gümüş böceği her yumurtlamada 110 tane yumurta bırakabilir. Hızlı çoğalan gümüş böceğinin ömrü 1 yıldır. Gümüş böceği insanı direkt olarak ısırmaz. Gümüş böcekleri aynı zamanda evdeki giysilerimize ve evdeki yünden oluşan yün ve pamuklu tüm eşyalarımıza zarar verirler.